Uzun bir zamandır, gerek şahsi gerek yoğun işimden dolayı köşe yazımı ihmal ettiğim için sizlerden özür dilerim. Son günlerde Akçakale’mizde çok yoğun bir trafik var. Aslında herkes tarafından bilenenleri biraz irdelemek gerekir diye düşünüyorum. Herkes biliyor ama umursamıyor, herkes biliyor ama 'bana ne' diyor, herkes biliyor ama söyleyemiyor. Güzel Akçakalemizde son günlerde çok lüks otomobiller gelmeye başladı. Ve zıvanadan çıkmışçasına mahalle aralarında müziği son ses açıp sanki milleti rahatsız etmek onun göreviymiş gibi hareket ediyor.
Bunlar kimler? Aslında halkımız isimlerini tek tek biliyor. Halk diliyle 'kontörcü' denir, ama aslında bunlar memleketin yüz karası, vatandaşın kanını içen birer vampirdirler. Hukuken ise dolandırıcı, gaspçı ve hırsız kategorisine girerler. Dinen kul hakkı yiyenlerden olup, haramzadelerdendirler. Yaratanımız olan ALLAH bir kutsi hadiste şöyle buyurur; 'Kim bir kul hakkı yemişse, derhal o kardeşi ile helalleşsin Çünkü (kıyamet günü) dirhem de geçmez dinar da Böyle olunca o (hak yiyen) kişinin sevapları alınır o adama yüklenir Eğer sevapları yoksa o hakkını yediği adamın günahları buna yüklenir' (Buhari, Rikak,). Onların Akçakale'ye ve Akçakaleliye verdiği maddi ve manevi zararı inanın ne Fransa nede İsrail vermiştir. Türkiye çapında iyi bir isimle anılan Akçakale artık kontürcü memleketi olarak anılmaya başladı. Şahsen şehir dışına çıktığımız zaman utanıyoruz memleketimizi söylemeye. Türkiye çapında nam saldık. Artık tarihçiler tarih kitaplarında kontörcülüğün anavatanı Akçakale diye yazarlar. Çünkü biz icat ettik.
Aslında kendi vicdanımızı hesaba çekersek suçun bir kısmıda bizimdir. Nasıl olur demeyin. Biz toplum olarak onları ne dışladık nede topluma yararlı bir birey olarak kazandırdık. Onlar gördüğümüz zaman hiç bir şey yokmuş gibi davranıyoruz veya övüyoruz ,arkasından kafiyeli şiir gibi küfür etmeye başlıyoruz. Özellikle suçun büyük kısmı ailelerindedir. Anne aferin diyor, baba aferin diyor, hanımı kardeşi aferin diyor. Bende bu kadar çok aferimle dünyayı yerinden oynatırım değil mi.? elbette onları teşvik eden aileleri oluyor. Çünkü onlarda faydalanıyorlar. Onlarda pastanın kaymağını yiyiyorlar. Ama dolandırılan vatandaşın suçu yok mu? elbette onun da suçu var. Biz daha uyanmamışız, biz hala toplum olma bilincini anlayamamışız. Dinimizde olmayan ama Yahudilik inancında olan 'bana ne'ciliği hala sürdürüyoruz.
Bu kontürcü diye tabir edilen yaratıklar artık şan, şeref, haysiyet, onur ve namus gibi toplumsal ahlaki değerleri nakite çevirdiler. Birileri yakalanıyor, birileri başlıyor. Yerden ot bitercesine çıkıyorlar. Bu arada avukatlarda iyi iş yapmaya başladılar. Yanlışım varsa düzeltin lütfen Yargıtay 10.dairenin bir kararını emsal göstererek yargılanıyorlar. Daha emsal gösterilen karara istinaden yargılanıyorlar. Yani kanunda da boşluk var. İnşallah her alanda devrim yapan Başbakanımız ve hükümetimiz yeni yapılan Anayasamızda konuyla ilgili olan kanun koyucular (Anayasa komisyonu) da unutmazlar. Allah islamın çizdiği çizgilerin dışına çıkanları ıslah etsin, umarız bir an önce Nasuh bir tövbe ile doğru yolu bulurlar.
Son olarak lütfen uyanık olalım ve toplumsal ahlaki değerlerimize sahip çıkalım. Unutmayın 'hiç kimsenin ahı kimse de kalmaz' derler. Şundan hiç şüpheniz olmasın BİR GÜN GEÇTE OLSA GERÇEK ADALET TECELLİ EDECEKTİR. 2012'nin size, sevdiklerinize ve ailenize, mutluluk, işinizde ise başarı getirmesi dileğiyle.
Sevgi, Saygı ve selamlarımla……..
Bu yazı toplam 6848 defa okundu.